6 Ekim 2007 Cumartesi

Bir Fotoğrafın Yıkanması.


Gözüm eski bir fotoğrafa takıldı yine, ellerim
karnında kardeşimin, tutuyorum tombul gövdesini
sanki içinde bir bebek varmış gibi, anne ortamızda
ve arkamızda sayılamayacak kadar çok
pembe ortanca çiçekleri.

Artık hayal meyal hatırladığım anılarım,
tam tersi olması gerekirken, daha da netleşiyor
büyüdükçe ben, siyah beyaz bir fotoğrafın, yıkanırken
yavaş yavaş belirmesi gibi suda.

Donanma Sokak beliriyor ilk önce, yorgancının
esmer oğlu Adem görünüyor köşeden, cuma akşamları
elimden tutup, beni sinagoga götüren. Bilyelerini kepiyor
Rıfat’ın, ve dolduruyor zevkle bel çantasını.

Dokuz aylık oynuyor her zamanki gibi Nirler,
balkonda anneannesi, tetikte bekliyor her an
torununun başına bir şey gelebilirmiş gibi.
Babaannemle laflıyorlar bir yandan.

Bisiklete binmeyi öğreniyor bir çocuk, üç tekerlekli
bisikletiyle, seksek oynuyor isimlerini bilmediğim
ama beraber, artık nasılsa, istop oynadığımız üç kız.
Faytondan inen babama doğru koşuyor kardeşim.

Babam ilk fotoğrafını çekiyor yeni aldığı makinesiyle,
arkamızda pembe ortanca çiçekleri.
Rengarenk bir fotoğraf elimde, hava gibi kararıyor,
anılara dönüşüyor yine her şey.

Levent Sevi 31 Ekim 2006 Beyoğlu

1 yeni hayat karamelası.:

periçıkmazı dedi ki...

Rengarenk bir fotoğraf elimde, hava gibi kararıyor,
anılara dönüşüyor yine her şey.
sabag 7:20 civarı.artık hergün bu saatte uyanıyorum.aklım kaçıyor, ben peşinden koşuyorum.çoğunun deliksiz uyuduğu,rüyalar gördüğü saatteyim.bu vakit uyanan insan en çok kararan fotoğrafları,güzel anılarını düşünür.annem olsa dedim,bir kere de uyandığımda salonda onu bulsam...